Ev Gençliği: Sorun ve Çözüm Arayışları
Dünya genelinde, yalnızca evde kalan ve sosyal hayata katılamayan gençlerin sayısı hızla artıyor. Bu durum, özellikle eğitim ve istihdam olanaklarının sınırlı olduğu yerlerde daha belirgin hale geliyor. Hükümetler, bu gençler için kalıcı çözümler arayışına girmiş durumda.
Ev Genci Nedir?
İngilizce’deki “NEET” (Not in Education, Employment or Training) terimi, Türkçede “ev genci” olarak tanımlanıyor. Bu gençler, eğitim ve istihdam fırsatlarından yararlanmak istiyor, ancak karşılaştıkları engeller onları evlerine hapsetmektedir. Türkiye’de 4 milyonun üzerinde ev gencinin olduğu tahmin ediliyor; Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı %22,9’a ulaşmış durumda.
Psikolojik Etkiler ve Sosyal Uyum
Ev genci olarak yaşamaya devam eden bireyler, sosyal hayattan uzaklaşarak çeşitli psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor. Bu gençlerde, depresyon, anksiyete bozukluğu ve bağımlılıklar gibi hastalıklar daha sık görülüyor. Bu durum, hem bireylerin hem de toplumun sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturuyor.
Ekonomik Maliyet ve Çözüm Önerileri
Ev gençlerinin ekonomik maliyeti de göz ardı edilemez. Üretim dışı kalan milyonlarca genç, ülke ekonomisi için büyük bir GSYİH kaybı anlamına geliyor. Bu gençler, kayıtdışı işlerde çalışarak farklı yollara sapabiliyor, bu da güvenlik sorunlarını beraberinde getiriyor.
Çeşitli ülkelerde ev genci sorununu çözmek için farklı programlar uygulanıyor. Avrupa Birliği, “Gençlik Garantisi” programıyla her gencin, eğitim hayatını tamamladıktan sonra 4 ay içinde kaliteli bir iş veya staj teklifi almasını sağlamayı hedefliyor. Güney Kore, genç girişimciliği desteklerken, Almanya “İkili Eğitim” modeliyle teorik ve pratik eğitimi bir arada sunuyor.
Türkiye’de ise girişimcilik destekleri ve sosyal iş danışmanlıklarıyla ev gençlerine yönelik aktif iş gücü programları geliştirilmekte. Bu çabalar, gençlerin iş gücüne katılımını artırmayı amaçlıyor. Daha fazla bilgi için anlıkhaber.net.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
